Yıllar sonra Salomé'yi unutamamış Rilke'den bir mektup geldi:
“Dünyayı benim bugüne dek yaptığım gibi salt göz yoluyla kavrayıp içine sindirmek, bir ressam, bir heykeltıraş için daha az tehlikelidir, diye düşünüyorum, çünkü bunlar aldıklarını maddeye dönüştürüp ortaya koymakla rahatlayacaklardır.
Ben kendimi, Roma'daki parkta gördüğüm Anomone'a benzetiyorum: Çiçeğinin yapraklarını gün boyunca, alabildiğine açmış ve gece olduğunda onları bir türlü toparlayıp kapayamamıştı. Akşamın karanlığında, akıllı kardeşleri, dıştan aldıkları kadarıyla yetinip, yapraklarını kapamışken, onu hâlâ delicesine açılmış yapraklarıyla, bitip tükenmeyen geceden bir şeyler almaya uğraştığını görmek, insanı ürkütüyordu.
Ben de öyle çaresizce dışa dönük, dağınık, hiçbir şeyi itip geri çevirmeden yaşamaktayım; duyularım bana hiç danışmadan, hep rahatsız edici şeylere yönelik…
Ama kim kendisini, önce paramparça etmeden yenileyebilmiştir?”
Paris, 26 Haziran 1914
Lou Salomé
Sadece toplumsal baskıya başkaldırdığı için aşıklarını perişen eden kadın
Selda Terek
Kısa bir not:
“Ama kim kendisini, önce paramparça etmeden yenileyebilmiştir?” cümlesinin hangi kitapta, hangi mektupta ya da nerede kayıt altına alındığını bulmak için günlerdir tarama yapıyorum. Bildiğiniz üzere, internet kayıtları neredeyse bir yığın çöp olmaktan öteye gidemediği için, kaynağa ulaşmam zor oldu. Kimi kaynaklar, bahsi geçen sözün “Kalbin işi” kitabında, kimi kaynaklar “Duino Ağıtları” kitabında ve çoğunlukla Rilke üzerinden “sahipsiz” olduğunu işaret ediyordu.
ve sonunda Selda Terek'in Lou Salomé adlı kitabında, bahsi geçen cümleye eriştim. Kitabın epub versiyonunu google play'de görünce satın aldım. 120 sayfalık kitap, play store'da 546 sayfa. Çünkü her cümle bir sayfaya denk gelecek şekilde, dağınık, özensiz biçimde yüklenmiş. Kitabın ne amaçla yazıldığı, kaynakların nasıl kullanıldığı hususunda bir fikrim yok. Gidip baskı halini satın alacağım, çünkü ne olduğunu anlamadım. Tersi bir durum olursa (kaynak üzerinden) tekrar düzenleyeceğim.